Boşanma hukuku içindeki nafakanın anlamı, eşlerden birinin ya da çocukların geçimi için gerekli maddi desteğin sağlanmasıdır. Bir eşin diğer eşten nafaka talep edebilmesi için kimin kusurlu olduğuna bakılmaz. Nafaka ölümle kendiliğinden sona erer çünkü kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Nafakayı tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası olmak üzere üç başlıkta toplamak mümkündür.

Tedbir Nafakası: Bu nafaka türü geçici bir niteliğe sahip olup boşanma davası öncesinde veya boşanma davası sırasında talep edilebilir. Gerek ayrılık davalarında gerekse boşanma davası sürecinde çocuk ve eşin bakımı için eşlerin ekonomik durumu araştırılmak suretiyle hakim geçici bir önlem olarak tedbir nafakasına hükmedebilir. Hakimin ayrılık kararı verdiği durumlarda ayrılık süresi bitinceye kadar tedbir nafakası ödenmeye devam edilir. Ayrılık süresi bitince tedbir nafakası kendiliğinden sonra erer. Tedbir nafakasına hakim resen karar verebilir. Çocuk için tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için çocuğun reşit olmaması gerekir. Boşanma davası sürecinde talep edilen tedbir nafakası davanın sona ermesiyle ortadan kalkar.

İştirak Nafakası: Talep üzerine veya hakim tarafından resen nazara alınarak hükmedilebilir. Velayet kendisine verilmeyen eş, müşterek çocuğun bakım ve eğitim gibi masrafları için her ay düzenli olarak iştirak nafakası öder. Hakim daha önce tedbir nafakası olarak ödenmesine karar verdiği bu nafakaya boşanma veya ayrılığın kesinleşmesiyle birlikte iştirak nafakası ödenmesi olarak hükmeder. Her ne kadar nafakanın ergin olmayan çocuk lehine ödeneceği düzenlemesi bulunsa da Yargıtay Kararları gereği ergin olan ve eğitim öğretim hayatına devam eden çocuğa yardım nafakası ödenmesine hükmedilebileceğinin kabulü gerekir. Nafaka ödemesi gereken kişinin ödeme yapmaktan kaçınması
durumunda borçlu eş lehine ilamlı icra takibi başlatılır ve yükümlülüğünü yerine getirmeyen eş hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Yoksulluk Nafakası: Boşanma ile yoksulluğa düşecek olan eş, diğer eşten, daha fazla kusurlu olmamak kaydıyla yoksulluk nafakası talep edebilir. Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşen eşin bu nafakayı talep etmesi gerekmektedir, hakim resen karar veremez. Yoksulluk nafakası boşanma davasında talep edilebileceği gibi boşanma davasının kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde ayrı bir dava olarak da açılabilir. Maddi manevi tazminat ile yoksulluk nafakası hukuken ayrı kurumlar olup talep edilebilirlik açısından birbirlerini etkilemezler. Önceki Yargıtay Kararlarında yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilmiş olsa da Yargıtay’ın yeni kararlarında nafaka süresine belli koşulların varlığı halinde sınırlama getirildiği görülmektedir.